top of page

Birlikte merak dolu bir yolculuğa çıkalım! Blog yazılarımıza dalın, kafanıza takılan her soruyu sorun ve birlikte yeni şeyler keşfetmeye hazır olun. 🚀✨

E Devlet Uygulamaları

12 Yargı Paketi Son Durumu ve TCK 158 Değişikliği Üzerine Gelişmeler

  • 2 saat önce
  • 12 dakikada okunur
Pembe adalet binası önünde merdivenler; üstte 12. YARGI PAKETİ, altta idare, faiz, destek ve mirasla ilgili metin.

12. Yargı Paketi maddeleri, TBMM gündemindeki son dakika gelişmeleri, TCK 158 (nitelikli dolandırıcılık) değişikliği, infaz düzenlemesi, IBAN Mağdurlarının af beklentileri, paketin ne zaman çıkacağı, son durumu ve resmi kanun metni vatandaşlar tarafından yoğun bir şekilde takip ediliyor. Bu anlamda değişiklik planlanan önemli konuları, paketin ne zaman çıkacağını, ve adalet komisyonu tarafından eklenen kısımları aşağıda ayrı ayrı ele almaya çalıştık.


12 Yargı Paketinde neler var, neler değişiyor?

  • İdareye Başvuru Zorunluluğu

  • Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yeni Dönem: Mirasçılar Arasında Satış Usulü

  • Danıştay Daire Sayısındaki Değişiklik Süresi

  • İdari davalarda tek hakim tarafından çözülecek işlerdeki parasal sınırlar

  • İdari davalarda tek hakim tarafından çözülecek işler

  • İdari Yargılama Usul Kanunu'nda istinaf incelemesi

  • Adli Tıpta Doktora Şartı

  • Hukuk Bilirkişisi atayan hakime Uyarma Cezası

  • Kanuni Faiz, Yasal Faiz Oranında Yeni Düzenleme

  • Vesayet Altındaki Kişilerin Mallarının Satışında E-Satış Zorunluluğu

  • Genetik İncelemeyle Elde Edilen Delillerin Durumu

  • Bilgisayar ve Bilgisayar Kütüklerinde Arama Yeni Düzenleme

  •  HAGB Yeni Düzenleme

  • Kaçak Sanık Hakkında Yeni Düzenleme

  • 308/A Başvurusu Yeni Düzenleme

  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Bedensel Zararda Yeni Faiz Uygulaması

  • Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Dava Hakkındaki Değişiklikler

  • TCK 158 IBAN MAĞDURLARINA MÜJDE


İdareye Başvuru Zorunluluğu

"idareye başvuru zorunluluğu; MADDE 34/a- Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen bir miktar para ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilir. Hükmedilen tutarın ödenmesine ilişkin alacaklı veya vekilinin idareye yazılı şekilde banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içinde ilamda belirtilen alacağın ilamda belirtildiği şekilde varsa ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve diğer fer'ileriyle birlikte ödenmediği takdirde ilamlı icra takibi yapılabilir. Bu başvuru yapılmaksızın doğrudan doğruya ilamlı icra yoluna başvurulamaz.


Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yeni Dönem: Mirasçılar Arasında Satış Usulü

"Tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır."

Mirasçılar Arası Satışta Teminat

"6. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi hâlinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf olduğu.


8. Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde yüzü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği.


9. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde onunun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alman teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği; ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği."


Danıştay Daire Sayısındaki Değişiklik Süresi Uzatıldı

Danıştay; dokuzu dava, biri idari daire olmak üzere on daireden oluşur. Geçici 27. Madde ile daire sayısının 10'a düşürülmesi için belirlenen sürede artışa gidildi. 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 27 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında yer alan "on yıl" ibaresi "on dört yıl" şeklinde değiştirilmiş ve maddenin onyedinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. "Bu fıkra hükümleri, 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmaz."


İdari davalarda tek hakim tarafından çözülecek işlerdeki parasal sınırlar yükseltildi

Mevcut düzende uyuşmazlık miktarı yirmibeşbin Türk Lirasını aşmayan davalar tek hakim tarafından incelenmekteyken yapılacak düzenlemeyle "yirmibeşbin" olan bu sınır "dört yüz seksen altı bin" şeklinde değiştirilmiştir.


İdari davalarda tek hakim tarafından çözülecek işler

"1. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, aşağıda sayılan davalar idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir:

a) Konusu dört yüz seksen altı bin Türk Lirasını aşmayan; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları.

b) İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar.

c) Kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar.

d) Kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar.

e) Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar.

f) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar."


İdari Yargılama Usul Kanunu'nda istinaf incelemesi kapsamı genişletildi.

İstinaf mercii olan Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ve red usulleri genişletildi. İstinaf mercii tarafından keşif yada bilirkişi incelemesi yapılmasının yada duruşma açılmasının gerektiği dosyalarda bu eksikliklerin bölge idare mahkemelerince tamamlanmasının önü açıldı.

"3. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararma ilişkin yaptığı inceleme sonunda;

a) Kararı hukuka uygun bulursa,

b) Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek,

c) Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak.

istinaf başvurusunun reddine karar verir."


"5. Bölge idare mahkemesi;

a) İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması,

b) Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması,

c) Dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi,

d) Dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi,

e) Talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi,

f) Keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi,

g) Duruşma yapılması gerektiği hâlde duruşma yapılmadan karar verilmesi, hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verir.

Ancak bölge idare mahkemesi, (f) ve (g) bentlerindeki eksikliği kendisi gidererek karar verebilir. Bu fıkrada sayılan haller dışında kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemez."


Adli Tıpta Doktora Şartı

Adli Tıp atama işlemleri ile ilgili 26. Madde, KHK 703/61 md. ile kaldırılmıştı. Bu mülga hüküm yerine yapılan düzenlemede tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık veya alanında doktora derecesi şartı getirildi.

"Atama ve görev süresi: MADDE 26- Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şarttır. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıldır. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam eder."


Hukuk Bilirkişisi atayan hakime Uyarma Cezası Geliyor.

Daha önce 3/11/2016-6754/37 md. ile yapılan değişiklikle "Bilirkişi seçimi ve görevlendirmesi sırasında kanunlarla belirlenen kurallara uymamak," uyarma cezası gerektiren eylemler arasına alınmıştı. Şimdiyse mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle ilgili hususlarda bilirkişi atamak uyarma cezası gerektiren eylemler arasına alınıyor.

2802 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiştir. "f) Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak,"


Kanuni Faiz, Yasal Faiz Oranında Yeni Düzenleme

Daha önce Kanuni Faiz "Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır." şeklinde düzenlenmişken bu kez kanuni faiz değişken biçimde reeskont oranına endekslenmektedir.

"MADDE 1- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur,"


Vesayet Altındaki Kişilerin Mallarının Satışında E-Satış Zorunluluğu

Daha önce ilgili hükümde Taşınır Mallarla ilgili olarak "Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır." şeklinde olup bu kez açık artırmanın e satış portalı üzerinden yapılacağı açıklıkla ifade edilmiştir. Aynı şekilde taşınmaz malların satışı bakımından da e satış portalı üzerinden açık artırma ile satış yapılacağı ifade edilmiştir.

(Taşınır Satışı) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 440 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine "talimat uyarınca," ibaresinden sonra gelmek üzere "Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında" ibaresi eklenmiştir.

(Taşınmaz Satışı)"Satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalmda açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir."


Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde Genetik İncelemeyle Elde Edilen Delillerin Durumu

"İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklamak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir." hükmü kapsamında kimlik bilgilerinden arındırılan verilerin anonimleştirilerek muhafazası ile KVKK kapsamına uygun hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

"Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir." hükmü ile kişisel verilerin silinmesine olanak sağlanmak istenmektedir.


Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde Bilgisayar ve Bilgisayar Kütüklerinde Arama Yeni Düzenleme

Anayasa Mahkemesinin 12/2/2026 tarihli ve E: 2023/128, K: 2026/36 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (25/2/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda iptal edilen hüküm yerine aşağıdaki düzenlemenin yapılması planlanmaktadır.

MADDE 15- 5271 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 134- (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programlan ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya müdafiine verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. (6) Bu tedbirin uygulanması suretiyle elde edilen veriler, adlî emanette saklanır ve korunması için gerekli tedbirler alınır. Bu veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren onbeş yıl sonunda Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. İlgililer bu süre içinde verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilir."


Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde HAGB Yeni Düzenleme

Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025  tarihli ve E.: 2024/98, K.: 2025/149 sayılı Kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 231 5 inci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 9 uncu, 10 uncu, 11 inci, 12 nci, 13 üncü ve 14 üncü fıkraları iptal edilmiştir. Bu Karar yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (30/9/2026)  yürürlüğe girer.

"(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz Önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.

(7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararmın verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

(9) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

(10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldıgı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi karan verilir.

(11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.

(12) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.

(13) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçlan ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz."


Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde Kaçak Sanık Hakkında Yeni Düzenleme

Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025  tarihli ve E.: 2024/98, K.: 2025/149 sayılı Kararı ile  5271 sayılı Kanunun 247 nci maddesinin üçüncü fıkrası iptal edilmiştir. Bu Karar yayımlanmasından başlayarak dokuz ay (30/9/2026)  sonra yürürlüğe girer. İptal edilen madde yerine aşağıdaki madde düzenlenmiştir.

"(3) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilir."


Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde 308/A Başvurusu Yeni Düzenleme

Anayasa Mahkemesinin 26/1/2022 tarihli ve E.:2021/48; K.:2022/7 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesi “sanığın aleyhine itirazlar” yönünden iptal edilmiştir. İptal olan düzenlemeye dair yeni çalışma aşağıda yer aldığı şekilde değerlendirilmektedir.

"5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(1) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz." "(4) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır."


Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Bedensel Zararda Yeni Faiz Uygulaması

11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. "Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir."


Belirsiz Alacak Davası Kalktı ve Kısmi Davada Zamanaşımı Yeniden Düzenlendi.

2011 yılında Yeni HMK ile hayatımıza giren ve çok tartışılan Belirsiz Alacak Davası yürülükten kalktı. Bunun yerine kısmi davada talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceği hususunda düzenleme yapılması planlanıyor.


Duruşmalar Arası 3 Aydan Fazla Olamayacak.

6100 sayılı Kanunun 147 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(3) Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz, İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir."


İlk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemeyecek.

Kararın görevsiz veya yetkisiz bir mahkeme tarafından verildiği dosyalarda süreç en baştan yeniden başlamaktaydı. Bu sebeple oluşan zaman kaybının önüne geçmek amacı ile kararda başkaca bir hukuka aykırılık söz konusu değilse sadece bu sebeple bozma kararı verilemeyecek.


TCK 158 IBAN MAĞDURLARINA MÜJDE ADALET KOMİSYONUNDAN GELDİ.

Adalet Komisyonu Kanun Teklifinin 14. Maddesine aşağıdaki değişikliği ekledi ve 12 Yargı Paketi iban mağdurları ve TCK 158'den yargılanan kişilere de umut oldu. Bu kapsamda sadece hesap kullandıran kişiler bakımından verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

MADDE 14- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

Yorumlar


Son Paylaşılanlar

bottom of page